Kaygan Karaağaç kabuğu - 250 gr

35,00 ₺

HALK ARASINDA KULLANIMI:

Genel bilgiKaygan karaağacın iç kabuğu, boğaz ağrısı için mükemmel bir çözüm olan besin açısından zengin lapa benzeri çorbalara temel oluşturabilir. Bunun dışında sindirim sistemini yatıştırmak için kullanılabilir. Kaygan karaağaç kabuğu, İngiltere gibi bazı ülkelerde yasaklanmadan önce, su ile nemlendirilip serviks içine yerleştirilerek bir çeşit kürtaj aracı olarak kullanılmıştır.Kuzey Amerika kökenli bu ağacın kabuğu, kırmızı karaağaç olarak da bilinir. Amerikan yerlileri tarafından boğaz ağrıları, sindirim problemleri, yaralar ve çıbanlar (lapa olarak) ve çocuk doğumunu kolaylaştırmak için kullanılmıştır. Bu kabuğun dilimleri, daha sonraları kürtajı kolaylaştırmak için de kullanılmış ve bu yöntem o kadar yaygın hale gelmiştir ki sonunda birçok ülkede bu bitki yasaklanmıştır. Bugün, kabukların satışı kanuna aykırı olmasına rağmen, karaağaç kabuğunun tozu birçok Avrupa ülkesi tarafından ithal edilebiliyor.Kaygan karaağaç yumuşatan, yatıştıran (tahrişi yumuşatan), besleyici ve genel olarak mideyi korumak ve gastrit, mide ekşimesi ve ülseri önlemek için kullanılan yapışkan bir bitkidir. Besin değeri yüksek bir madde olarak, iyileşme döneminde lapa olarak yararlanılabilir. Kaygan karaağaç merhemi ayrıca kıymık ve çıbanların çıkarılmasında da kullanılan ve yaraları, yanıkları yumuşatan etkili bir merhemdir.Kaygan Karaağaç ilaç Kaygan karaağaç sindirim rahatsızlıkları, deri yaraları, ateş ve iltihap için önerilen, şifalı bitkilerden biridir. Tıpkı hatmi köklerinde olduğu gibi, kaygan karaağaçta da müsilaj bulunur. Kaygan karaağaç ürünleri genellikle bu ağacın iç kabuğundan elde edilen ürünlerdir. Kalsiyum bakımından zengin iç kabuk kurutularak toz haline getirilir. Bu kabukta yüksek oranda müsilaj dışında, biraz tanen ve E vitamini bulunur. Müsilaj maddesi, sindirim sistemindeki iltihaplı veya tahriş olmuş mukozayı korur ve iyileştirir. Bunun yanı sıra mide asitlerini nötralize eder, yani etkisiz hale getirir. Bitkinin ana özellikleri arasında yatıştırıcı-koruyucu, idrar söktürücü ve iltihap önleyici olması sayılır.Kaygan karaağaç çay, tentür veya kapsül şeklinde alınabilir. Müsilaj içeren bitkileri alırken bol su içmek gerekir çünkü nemle birlikte yapışkan hale gelen madde, boğazınızı tıkayabilir. Ayrıca ilaç kullanan kişiler ve diyabet gibi kronik hastalıkları bulunanların doktora danışmadan kesinlikle karaağaç ürünleri kullanmaması önerilir.Kaygan Karaağaç,gerek besin kaynağı olarak gerekse de yaraları iyileştirme amaçlı olarak on dokuzuncu yüzyıldan beri kullanılmaktadır. Yaprak döken bu ağaç Doğu Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişir ve genellikle dere boyunca ya da küçük ve taşlı tepelerde bulunur. Kaygan Karaağaç nemli ve zengin içerikli toprakları sever ve boyları 60 metreye kadar uzayabilmektedir.Kaygan Karaağacı tıbbı amaçlarla kullanan bilinen ilk insanlar Yerli Amerikalılardır. Onlar bu ağacın kabuğunun, suyla karıştırıldığında müsilaj denen zamk gibi yapışkanımsı maddeyi ürettiğini keşfetmişlerdir. Bu madde birçok farklı türdeki yaraları yatıştıran ve iyileştiren bir merhem olarak kullanılmıştır. Bir kez kuruduktan sonra, sertleşen materyal bir bandaj olarak kullanılabilmiştir. Yerli Amerikalılar bu malzemeyi bu amaçla kullanmışlardır, ancak bunun yanı sıra etlerin etrafına bu maddeyi sararak onların çürümesini önlemek amacıyla da kullanmışlardır.Kaygan Karaağacı kullanan sonraki insanlar ise İngiliz Kolonistler olmuşlardır. Onlar bu bitkinin Amerikalı Yerlilere fayda sağladığını görmüşler ve bunun üzerine Kaygan Karaağacı sadece yaralanmalar için değil, soğuk yaralar, çıban ve pişik gibi rahatsızlıklar içinde kullanmaya başlamışlardır. Ayrıca kırık kemikleri iyileştirmeye yardımcı olmak için  kaygan karaağaçtan bir lapa üretmeyi de başarmışlardır. Buna ek olarak, bu yerleşimciler soğuk algınlığı, boğaz ağrısı ve idrar yolu enfeksiyonlarına çözüm olması için bu bitkiyi dahili olarak da kullanmışlardır.Amerikan Devrimi sırasında, bu muhteşem bitki askerler için çok değerli oldu. Askerler silah yaralarını tedavi etmek amacıyla bir krem olarak bu bitkiyi kullanmışlar ve bu bitkinin antiseptik özellikleri yaraların enfekte olmasını engellemiştir. Valley Forge’da askerler bu bitki sayesinde açlıktan ölmekten kurtulmuşlardır. Askerler vitamin, mineral ve şeker açısından zengin bir lapa elde edebilmek için bu bitkinin tozunu su ile karıştırmışlar ve hatta en ağır durumdaki hastalar bile genellikle bu lapadan şifa bulmuşlardır.Kaygan Karaağaç ayrıca birçok tıbbi metinlerde de yer almıştır. Kings’ Dispensatory 1898 yılında bu bitkiyi oldukça geniş bir yelpazede birçok şey için tavsiye etmiştir ve bitki bir noktada Birleşik Devletleri Farmakopesi’sinin bir parçası olmuştur. Bugün bile, birçok Natüropat mide bozuklukları ve cilt problemleri için bu bitkiyi bir reçete olarak sunmaktadır.